Vakıa Suresi

Peygemaber Efendimiz Buyurdu ki; Vakıa suresini geceleyin okuyana asla fakirlik isabet etmez. Onu okuyun çocuklarınıza ve eşlerinize mutlaka öğretin.

Mekkede indiği rivayet edilir ve 96 ayetten oluşur. Sureye adını veren elvâkı’a kelimesi birinci ayette geçer. Sözlük karşıtı meydana gelen, gerçekleşen olay anlamına gelir.

Surede dikkat çekilmek istenen kısım kıyamettir. Kıyamet gününün gerçek olduğunu ve insanların bu konuda şüpheye düşmemesi gerektiğinin yanısıra cennet ve cehennem, insanoğlunun amel defterini alışı, yaratanın Yüce Allah olduğu hakkında deliller, Ölüm sırasında yaşanan olaylar da Sure içinde geniş şekilde anlatır.

Rivayetlere göre Vakıa suresi faziletleri

İkindi namazı kılınıp ardından 14 defa okunursa, rızık yağmur gibi yağar, Allah Teala işlerini kolaylaştırır.

Bu Surenin her gece akşam namazından sonra okunması tavsiye edilmiştir. Rızık, fakirlik ve yoksulluktan kurtulup zenginlik nimetine kavuşmak için okuyanlar,akşam namazından sonra okumaya devam etmelidirler.

Vakıa Suresini ara vermeden 40 gün 40 defa okuyan kişi hayatı boyunca fakirlik görmez. Allah o insana günaha girmeden ve zahmet çekmeden helal rızıklar verir.

Peygamber Efendimizin fakirlik görmek istemeyen, rızık arayan kişilerin akşam namazından sonra okumalarını söylemiştir.

Kaynak: İbn Kesir, Tefsiru’l-Kur’ani’l-Azim, Beyrut 1969, IV, 282

Vakıa suresi okunuşu

İza veka’atilvaki’a.

Leyse livak’atiha kazibeh.

Hafıdatun rafi’a.

İza ruccetil’ardu recce.

Ve bussetilcibalu besse.

Ve fekanet hebaen munbesse.

Ve kuntum ezvacen selasete.

Feashabulmeymeneti ma ashaulmeymene.

Ve ashabulmeş’emeti ma ashabulmeş’eme.

Vessabikunessabikun.

Ulaikelmukarrabun.

Fiy cennatin na’ıym.

Sulletun minel’evveliyn.

Ve kaliylun minel’ahıriyn.

‘ala sururin medune.

Muttekiiyne ‘aleyha mutekabiliyn.

Yetufu ‘aleyhim veldanun muhalledun.

Biekvabin ve ebariyka ve ke’sin min ma’ıyn.

La yusadda’une ‘anha ve la yunzifun.

Ve fakihetin mimma yetehayyerun.

Ve lahmi tayrin mimma yeştehun.

Ve hurun ‘ıyn.

Keemsalillu’luilmeknun.

Cezaen bima kanu ya’melun.

La yesme’une fiyha lağven ve la te’siyme.

İlla kıylen selamen selame.

Ve ashabulyemiyni ma ashabulyemiyn.

Fiy sidrin mahdud.

Ve talhın mendud.

Ve zıllin memdud.

Ve main meskub.

Ve fakihetin kesiyre.

La maktu’atin ve la memnu’a.

Ve furuşin merfu’a.

İnna enşe’nahunne inşae.

Fece’alnahunne ebkare.

‘Uruben etrabe.

Liashabilyemiyn.

Sulletun minel’evveliyn.

Ve sulletun minelahiriyn.

Ve ashabuşşimali ma ishabuşşimal.

Fiy semumin ve hamiym.

Ve zıllin min yahmum.

La baridin ve la keriym.

İnnehum kanu kable zalike mutrefiyn.

Ve kanu yusırrune ‘alelhınsil’azıym.

Ve kanu yekulune eiza mitna ve kunna turaben ve ‘ızamen einne lemeb’usun.

Eve abaunel’evvelun.

Kul innel’evveliyne vel’ahıriyn.

Lemecmu’une ila miykati yevmin ma’lum.

Summe innekum eyyuheddallunelmukezzibun.

Leakilune min şecerin min zakkum.

Femaliune minhelbutun.

Feşaribune ‘aleyhi minelhamiym.

Feşaribune şurbelhiym.

Haza nuzuluhum yevmeddiyn.

Nahnu halaknakum felevla tusaddikun.

Efereeytum ma tumnun.

Eentum tahlukunehu em nahnulhalikun.

Nahnu kadderna beynekumulmevte ve ma nahnu bimesbukıyn.

‘Ala en nubeddile emsalekum ve nunşiekum fiy ma la ta’lemun.

Ve lekad ‘alimtumunneş’etel’ula felevla tezekkerun.

Efereeytum ma tahrusun.

Eeentum tezre’unehu em nahnuzzari’un.

Lev neşa’u lece’alnahu hutamen fezaltum tefekkehun.

İnna lemuğremun.

Bel nahnu mahrumun.

Efereeytumulmaelleziy teşrebun.

Eentum enzeltumuhu minelmizni em nahnulmunzilun.

Lev neşa’u ce’alnahu ucacen felevla teşkurun.

Efereeytumunnarelletiy turun.

Eentum enşe’tum şecereteha em nahnul munşiun.

Nahnu ce’alnaha tezkireten ve meta’an lilmukviyn.

Fesebbih bismi rabbikel’azıym.

Fela uksimu bimevakı’ınnnucum.

Ve innehu lekasemun lev ta’lemune ‘azıym.

İnnehu lekur’anun keriym.

Fiy kitamin meknun.

Lya yemessuhu illelmutahherun.

Tenziylun min rabbil’alemiyn.

Efebihazelhadiysi entum mudhinun.

Ve tec’alune rizkakum ennekum tukezzibun.

Felevla iza beleğatilhulkum.

Ve entum hıyneizin tenzurun.

Ve nahnu akrebu ileyhi minkum ve lakin la tubsırun.

Felevla in kuntum ğayre mediyniyn.

Terci’uneha in kuntum sadikıyn.

Feemma in kane minelmukarrebiyn.

Feravhun ve reyhanun ve cennetu na’ıym.

Ve emma in kane min ashabilyemiyn.

Feselamun leke min ashabilyemiyn.

Ve emma in kane minelmukezzibiyneddalliyn.

Fenuzulun min hamiym.

Ve tasliyetu cahıym.

İnne haza lehuve hakkulyakıyn.

Fesebbih bismi rabbikel’azıym.

Vakıa suresi meali

Olacak vak’a olduğu zaman

Onun oluşunu yalanlayacak kimse yoktur.

O, alçaltıcıdır, yükselticidir.

Yer şiddetle sarsıldığı

Dağlar serpildikçe serpildiği

Dağılıp toz duman haline geldiği

Ve sizler üç sınıf olduğunuz zaman

Sağın adamları (var ya) ne mutludurlar onlar!

Solun adamları ise ne uğursuzdurlar onlar!

Önde olanlar (var ya), onlar öncüdürler.

İşte o yaklaştırılanlar,

Nimet cennetlerindedirler.

Çoğu önceki ümmetlerden,

Birazı da sonrakilerden.

(Onlar) cevherlerle işlenmiş tahtlar üzerindedirler.

Karşılıklı olarak onların üzerinde yaslanırlar.

Çevrelerinde, ölümsüzlüğe ulaşmış gençler dolaşırlar.

Kaynağından doldurulmuş, testiler, ibrikler ve kadehlerle.

Ondan ne başları ağrıtılır, ne de akılları giderilir.

Beğendikleri meyvalar,

Canlarının çektiği kuş etleri,

İri gözlü hûriler,

Saklı inciler gibi,

Yaptıklarına karşılık olarak verilir.

Orada boş bir söz ve günaha sokan bir laf işitmezler.

Duydukları söz, yalnız “selam”, “selam” dır.

Sağın adamları, nedir o sağın adamları!

Dalbastı kirazlar,

Meyva dizili muzlar,

Uzamış gölgeler,

Fışkıran sular.

Pek çok meyva arasında,

Tükenmeyen ve yasaklanmayan

Ve yükseltilmiş döşekler üstündedirler.

Biz kadınları yeniden inşa ettik (yarattık).

Onları bâkireler yaptık.

Hep yaşıt sevgililer,

Sağın adamları içindir.

Bir çoğu öncekilerdendir.

Bir çoğu da sonrakilerdendir.

Solun adamları, nedir o solcular!

İçlerine işleyen bir ateş ve kaynar şu içinde,

Kapkara dumandan bir gölge altındadırlar.

Ki ne serindir, ne de faydalı.

Çünkü onlar bundan önce varlık içinde sefâhete dalmışlardı.

Büyük günahı işlemekte ısrar ediyorlardı.

Ve diyorlardı ki: “Biz ölüp, toprak ve kemik yığını olduktan sonra, biz mi bir daha diriltileceğiz?”

“Önceki atalarımızda mı?”

De ki: “Öncekiler ve sonrakiler”

“Belli bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır.”

Sonra siz, ey sapık yalanlayıcılar!

Elbette bir ağaçtan, zakkum ağacından yiyeceksiniz.

Karınlarınızı hep onunla dolduracaksınız.

Üstüne de kaynar su içeceksiniz.

Susuzluk illetine tutulmuş develerin içişi gibi içeceksiniz.

İşte ceza gününde onlara sunulacak ziyafet budur.

Biz sizi yarattık; tasdik etmeniz gerekmez mi?

Attığınız meniyi gördünüz mü?

Onu siz mi yaratıyorsunuz yoksa yaratan biz miyiz?

Aranızda ölümü takdir eden biziz ve bizim önümüze geçilmez.

Böylece sizin yerinize benzerlerinizi getirelim ve sizi bilmediğiniz bir yaratılışta tekrar var edelim diye (böyle yapıyoruz).

Andolsun, ilk yaratılışı bildiniz. Düşünüp ibret almanız gerekmez mi?

Ektiğinizi gördünüz mü?

Onu siz mi bitiriyorsunuz, yoksa bitiren biz miyiz?

Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık. Hayret eder dururdunuz.

“Doğrusu borç altına girdik.”

“Doğrusu, biz yoksul bırakıldık” (derdiniz).

İçtiğiniz suya baktınız mı?

Buluttan onu siz mi indirdiniz, yoksa indiren biz miyiz?

Dileseydik onu tuzlu yapardık. O halde şükretseniz ya!

Bir de o çaktığınız ateşi gördünüz mü?

Onun ağacını siz mi yarattınız, yoksa yaratan biz miyiz?

Biz onu bir ibret ve çölden gelip geçenlere bir fayda yaptık.

Öyleyse büyük Rabbinin adını yücelt.

Hayır, yıldızların yerlerine yemin ederim.

Bilirseniz bu büyük bir yemindir.

O, elbette şerefli bir Kur’ân’dır.

Korunmuş bir kitaptadır.

Ona temizlenenlerden başkası el süremez.

(O), âlemlerin Rabbinden indirilmiştir.

Şimdi siz bu sözü mü küçümsüyorsunuz?

Rızkınızı, yalanlamanızdan ibaret mi kılıyorsunuz?

Can boğaza dayandığı zaman

Ki o zaman siz (ölmek üzere olana) bakar durursunuz.

Biz ona sizden daha yakınız, fakat siz görmezsiniz.

Eğer cezalandırılmayacak iseniz,

Onu geri çevirsenize; şayet iddianızda doğru iseniz.

Fakat ölen kişiye gelince, eğer o rahmete yaklaştırılanlardan ise,

Ona rahatlık, güzel rızık ve Naîm cenneti vardır.

Eğer O, sağın adamlarından ise,

“(Ey sağcı), sana sağcılardan selam!”

Ama yalanlayıcı sapıklardan ise;

İşte ona da kaynar sudan bir ziyafet vardır.

Ve cehenneme atılma vardır.

Kesin gerçek budur işte.

Öyle ise Rabbini o büyük ismiyle tesbih et.

Vakıa Suresi Dinle

 

Bayan arkadaş bulma sitesi

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*